Haberler/Etkinlikler > Önemli Bilgiler

İnternet ortamı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bazen çok yanlış ve sorumsuzca kullanılıyor. Son günlerde, margarin ürünü ile ilgili olarak son derece asılsız bilgilerin internette yer aldığını, bazı siteler tarafından da alıntı yapılarak daha çok yayıldığını maalesef üzülerek izliyoruz. Hatta bunlara, doğruluğunu hiç sorgulamadan bazı gazete haberlerinde de rastlıyoruz. Gerçekle ve bilimsellikle hiç ilgisi olmayan bir takım yazılar, Harvard Tıp Fakültesi’nin çalışmaları diye de süslenerek (ki gerçekle yakından uzaktan hiç alakası yok) kafaları daha da karıştırmak üzere Internet ortamında yer alıyor.

Bu nedenle aşağıdaki açıklamaları yapmak ve sitemizi ziyaret edenlerin doğru bilgileri almalarını sağlama ihtiyacı duyduk.

  1. Ülkemizde bitkisel margarin elli yılı aşkın bir süreden beri üretilmektedir. Margarin üretiminde ayçiçek, soya, palm gibi tamamen bitkisel yağlar kullanılmaktadır. Dolayısıyla kalp sağlığı açısından zararlı olan kolesterol ihtiva etmezler.
  2. Hidrojenasyon, bitkisel sıvı yağların yapısındaki tekli ve çoklu doymamış yağların sıcaklık ve hidrojen basıncı altında hidrojenle doyurulmasını içeren 1909’da keşfedilmiş, katılaştırma amaçlı bir yağ modifikasyon tekniğidir. Sadece bu yöntemin kullanılması sonucu üretilen margarinler, bir miktar trans yağ içeriyorlardı.
  3. 1909’da keşfedilen Hidrojenasyon tekniği margarin sanayiinde 1990’ların ortasına kadar kullanıldı. Ancak kısmi hidrojenasyon sonucu ortaya çıkan “trans yağların” iyi kolesterolü (HDL) azaltıcı, kötü kolesterolü (LDL) artırıcı etkisi olduğu; 1990’lardan itibaren ileri sürülmeye başlandı. Bu nedenle tüketicilerin “trans yağ” içermeyen margarinleri tüketmeyi tercih etmeleri önerilmektedir.
  4. 1990’lı yılların başında yapılan araştırmalar sonucunda ortaya atılan bu öneriler doğrultusunda yeni margarin üretim teknolojileri geliştirilmiş ve çeşitli modifikasyon teknikleriyle margarinlerde “trans yağ” miktarı, yok denecek şekilde düşürülmüştür. (%1’in altı) Bu yeni teknolojiler ülkemizde de uygulamaya girmiş olup, 1999’dan beri bazı büyük margarin üreticileri trans yağ içermeyen margarin üretimine başlamışlardır. Kaldı ki teknoloji değişiminin yanı sıra son 20 yılda margarinin yapısal ve formülasyon özellikleri de hızla değişmiş, gelişmiş ülkeler gibi, Türkiye’de de yumuşak magarinler piyasada yerini almıştır. Türkiye’de %1’in altında trans yağ içeren besinler 2007’de Tarım ve Köyişleri Bakanlığının yayınladığı etiket tebliğine göre trans yağ içermez olarak kabul edilir ve MÜMSAD üyesi margarin üreticileri tarafından üretilen margarinlerde trans yağ yoktur. Ayrıca bu özellik paketlerinin üzerinde taşıdıkları “trans yağ yoktur” etiketi ile de belgelenmektedir. MÜMSAD üyesi margarin üreticilerinin (Ülker, Unilever, Marsan, Turyağ, Küçükbay) aşağıda belirtilen 17 ürününde trans yağın %1’den az olduğu, tarafsız akredite laboratuarlarda yapılan analizlerle ispatlanmıştır. Ayrıca bu ürünlerin, pazarın %92’sini oluşturduğunu, bizim üyemiz olmayan bazı küçük margarin firmalarının da Trans yağ sorununu giderme aşamasında olduklarını bilmenizi isteriz.
  5. 5. Yine tüketiciler tarafından dikkat edilmesi gereken bir başka husus yedikleri yağların ne kadarının doymuş ne kadarının doymamış olduğudur. Bugün bilimsel olarak kabul edilen, günlük enerjimizin üçte birinin (%33) yağlardan alınması gerektiğidir. Bu yağların üçte biri (yani %11) doymuş, üçte biri tekli doymamış, üçte biri de çoklu doymamış olmalıdır.
    Bildiğiniz bütün sıvı yağlarda % 7 – 17 arasında doymuş yağ vardır. Oysa MÜMSAD üyesi firmaların kase margarinlerinde doymuş yağ oranı sadece %14-17 arasındadır. Margarinler ve sıvı yağlar arasında, doymuş yağ açısından ne kadar fark olduğunu takdirlerinize bırakıyorum.
  6. İkinci olarak margarin, içerdiği yağ ve vitaminler nedeniyle besleyici bir gıda maddesidir. Internette dolaşan yazıda yer alan “Besin değeri olmadığından üzerine sinek konmadığı, çürümediği, kötü kokmadığı” ifadeleri ile ne demek istendiğini anlamak mümkün değildir. Uygun koşullarda üretilmemiş, uygun koşullarda saklanmamış, mikroorganizmalarla kontamine olmuş tüm gıda maddeleri gibi margarin de bozulur. Bu nedenle de margarinlerin de bir raf ömrü vardır ve son kullanma tarihi ambalajlarda belirtilir. Bir gıda maddesi üzerine sinek konup konmamasını, o gıda maddesinin besleyiciliğinin bir ölçüsü olarak algılayan, kişinin nasıl bir eğitim aldığı gerçekten büyük soru işareti. Benzer şekilde, “margarin plastikten yalnızca bir molekül farklıdır” cümlesi de bilimsel açıdan hiç bir anlam ifade etmemektedir. Kimya derslerinden hatırlanabileceği üzere, tüm organik maddeler karbon, hidrojen, oksijen gibi sayılı birkaç elementin moleküler boyutta farklı dizilimlerinden oluşur. Bu mantıkla “organik maddelerin neredeyse tamamı plastiktir” mi diyeceğiz?
  7. www.7gercek.com adresini ziyaret edip, “Margarin hakkındaki 7 gerçek” bölümünü okumanızı öneririm.
Saygılarımızla,

Metin Yurdagül
Yönetim Kurulu Başkanı
MÜMSAD (Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği)

MÜMSAD bünyesinde, Pazar payının %92’sine sahip, trans yağ içermeyen margarin markaları:
Sana, Bizim, Teremyağ, Halk, Becel, Sabah, Yayla, Evet, Kalbim, Luna, Rama, Luna Tereyağötesi, Hüner, Luna Minerella, Becel pro-activ, Kalbim Benecol, Orkide
 

 
Her hakkı Mümsad Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği'ne aittir © 2010